ACI İNSANI DEĞİŞTİRİR Mİ?

Allah, göğsünüzde olanı denemek ve kalplerinizdekini arındırmak için bunu yaptı. Allah kalplerin özünü bilendir.

Acı insanı değiştirir. Ama her değişim iyileşme demek değildir. Bazı insanlar acıdan sonra daha güçlü görünür ama bu güç, çoğu zaman güçten ziyade, kalkanların daha da kalınlaşmasıdır.
Bazıları ise sessizleşir, yumuşar, derinleşir. Bu ise olgunlaşmadır. Psikolojik ayrım tam burada yapılır. Acı, insanı ya zırhlandırır ya da hassaslaştırır.

Sertleşen insanın iç sesi genelde şudur:
“Bir daha böyle hissetmeyeceğim.”

Bu bir karar gibi durur ama aslında bir savunmadır.

Psikolojide buna emotional numbing denir.

Yani “Duygusal uyuşma.” İnsan, acının tekrar gelmesini önlemek için duygu kanallarını daraltır.

– Daha az hisseder,
– Daha az bağlanır,
– Daha az umut eder,

Bu strateji kısa vadede işe yarar. Ama uzun vadede insanı hayattan koparır. Sertleşme, iyileşme değildir. Sertleşme, donarak hayatta kalma hâlidir.

Derinleşen insan acıyı yüceltmez fakat ondan kaçmaz da. Bu insanlar şunu yapabilir:
– Acıyı inkâr etmez,
– Kırılganlığını saklamaz,
– Hayatla bağını koparmaz…

Psikolojide buna post-traumatic growth denir. Bilinen adıyla “travma sonrası büyüme”.

Bu büyüme, daha mutlu olmak değildir, daha gerçek olmaktır.

İnsan daha az şeyle yetinmeyi öğrenir, daha sahici bağlar kurar.

Kur’an acının ardından gelen değişimi “olgunlaşma” olarak anlatır.

“Allah, göğsünüzde olanı denemek ve kalplerinizdekini arındırmak için bunu yaptı. Allah kalplerin özünü bilendir.” (Al-i İmran, 154)

Bu ifade çok önemlidir. Acı, yeni bir şey eklemez. İnsanın içindekini açığa çıkarır.

Yani acıdan sonra değişen insan aslında başkalaşmamıştır sadece ortaya çıkmıştır.

Tasavvufta acı, kalbi kırmak için değil, sertliği çözmek için vardır. Ama bu çözülme, dağılma değildir. Kalp incelir ama dağılmaz. Yumuşar ama silinmez.

Bu psikolojik olarak da karşılık bulur. Esnek benlik, hem acıya dayanır hem ilişkiye açık kalır.

Peygamber Efendimiz (sav) acıdan sonra katılaşmaz. Tam tersine daha merhametli olur. Bir hadis bunu çok sade anlatır:

“İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye Allah da merhamet etmez” (Hadis-i Şerif)

Bu cümle, acının insanı merhametten uzaklaştırmasına bir uyarıdır. Acı, insanı haklı kılmaz.
Ama insan, acıyla daha anlayışlı olabilir.

Terapi şu soruyu sorar:
“Bu acıdan sonra hayatın daraldı mı, genişledi mi?”

– Daraldıysa → sertleşme
– Genişlediyse → derinleşme

Genişleme, acıdan zevk almak değildir. İnsanın hayatla temasını yeniden kurabilmesidir.

Acıdan sonra daha sert biri olduysan korunuyorsun demektir. Ama daha derin biri olduysan yaşıyorsun demektir. Acı insanı bozmaz. Acıyla kurulan ilişki insanı ya kalınlaştırır ya olgunlaştırır.

Vesselam…

(Not: Haftaya Peygamberlerin Acıyla İlişkisi)