Güler, çözüm sürecine dair yürütülen temasların kapsamına dikkat çekerek, yaklaşık 60 sayfalık bir raporun tamamlanmak üzere olduğunu ve önümüzdeki hafta kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.
5 Ağustos 2025’ten bu yana yaklaşık 20 toplantı gerçekleştirdiklerini belirten Güler, bu süreçte 127 farklı kuruluşun görüşlerinin alındığını söyledi. Barolardan işçi sendikalarına, Cumartesi ve Barış Anneleri’nden şehit yakınlarına kadar toplumun her kesimiyle temas kurulduğunu vurgulayan Güler, “Silahın bu topraklardan tamamen çıkması için sunulan öneriler doğrultusunda kapsamlı bir çalışma yürüttük. Toplumsal rızayı esas alan bir anlayışla ilerliyoruz” dedi.
“Bahçeli’nin Açıklamalarını Kıymetli Buluyoruz”
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, komisyonda yer alan partilerin temsilcileriyle yaptığı görüşmede PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik “umut hakkı” konusunun ele alınıp alınmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Güler, söz konusu görüşmenin detaylarının henüz kendilerine iletilmediğini ifade etti. Güler, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece ilişkin açıklamalarını ise “kıymetli ve değerli” olarak nitelendirdi.
Meselenin hukuki ve yargısal boyutları bulunduğuna işaret eden Güler, “Sayın Bahçeli’nin iç cephenin güçlendirilmesine yönelik yaklaşımı son derece ciddi. Yargısal süreçler kendi bağlamında değerlendirilir; ancak biz toplumsal mutabakatı büyüterek bu sorunu çözme iradesine sahibiz” diye konuştu.
Kobani Yardımları: “Koordinasyon Şart”
Diyarbakır’dan Kobani’ye gönderilmek istenen yardım tırlarının Mürşidpınar Sınır Kapısı’ndan geçirilmemesine ilişkin bir soruya da yanıt veren Güler, konunun koordinasyon eksikliğinden kaynaklandığını savundu. Türkiye’nin insani yardım konusunda güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirten Güler, şunları söyledi:
“Kontrolsüz ve kurumsal yapıların dışında yapılan yardımlar, yardım değil kaostur. Yardım yapmak isteyenler AFAD ve Kızılay’a başvurur. Bu kurumlar şu an Suriye’nin her yerinde koordinasyonu sağlıyor. Gelişigüzel yapılan sevkiyatlar israfa ve düzensizliğe yol açar.”
“Devletin Resmi Dili Tartışma Dışıdır”
Anadilinde eğitim ve kültürel haklara ilişkin soruları da yanıtlayan Güler, anadilin doğuştan gelen temel bir hak olduğunu vurguladı ancak devletin resmi dilinin tek olduğunu ifade etti. Üniversitelerde enstitülerin açıldığını ve dil kurslarının serbest olduğunu hatırlatan Güler, “Bunlar konuşulabilir ve geliştirilebilir. Ancak ülkenin temel kodları açısından resmi dil tartışma konusu değildir. Bizim öncelikli meselemiz silah ve şiddetin varlığıdır; önce bu şiddetin tamamen sona ermesi gerekir” dedi.

