Küresel piyasalarda altın fiyatlarında yeni haftanın ilk işlem gününde yaşanan sert düşüşün ardından satış baskısı hafifledi. Ons altın ve gram altında gözler, ABD'den gelecek kritik ekonomik verilere çevrildi.
Ons altın, önceki işlem gününü yüzde 3,97'lik düşüşle 4 bin 115 dolardan tamamladı. Yeni günün ilk işlemlerinde ise fiyatlarda sınırlı bir toparlanma görüldü. TSİ 06.00 itibarıyla ons altın 4 bin 137 dolar seviyesinden işlem gördü.
Yurt içinde de gram altın sert geriledi. Spot piyasada gram altın, önceki günü yüzde 3,84 değer kaybıyla 6 bin 480 TL'den kapattı. Gram altın, 29 Eylül 2026 Salı gününe ise 6 bin 518 TL seviyesinden başladı.
Altındaki düşüşün nedenleri
Altın fiyatlarında yaşanan sert gerilemede birkaç önemli gelişme öne çıkıyor. ABD tahvil getirilerindeki yükseliş, doların güç kazanması ve ons altında kritik teknik destek seviyelerinin aşağı yönlü kırılması satışları hızlandırdı.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,27 ile yeni zirveye yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki baskıyı artırdı. Bunun yanında yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tutması ve ABD ekonomisine ilişkin güçlü veriler de altının kısa vadeli görünümünü olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer aldı.
Piyasalarda ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentilerin değişmesi de altın fiyatlarının seyrinde belirleyici oluyor.
Gözler ABD'nin kritik verilerinde
Bu hafta piyasaların odağında ABD'den açıklanacak ekonomik göstergeler bulunuyor.
Çarşamba günü açıklanacak Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile cuma günü yayımlanacak tarım dışı istihdam verisi, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentiler açısından yakından takip edilecek.
Ekonomik verilerin güçlü gelmesi ve yüksek faiz beklentilerini desteklemesi durumunda, altın üzerindeki satış baskısının yeniden artabileceği değerlendiriliyor.
Saxo Bank'tan 1 Ekim uyarısı
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, altındaki son düşüşün yükselen tahvil getirileri, güçlenen dolar ve teknik desteklerin kırılmasıyla ortaya çıkan satışların birleşiminden kaynaklandığını belirtti.
Hansen ayrıca 1 Ekim'de başlayacak Çin'in "Altın Hafta" tatili öncesinde Çinli yatırımcıların kâr realizasyonuna yönelmesinin satış baskısını artırabileceğine dikkat çekti.
ABD 10 yıllık reel tahvil getirisinin yüzde 2,85 ile son 18 yılın en yüksek seviyesine çıkması da Hansen'in dikkat çektiği gelişmeler arasında yer aldı. Reel getirilerdeki yükseliş, faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcı açısından fırsat maliyetini artırıyor.
Altında ETF talebi takip edilecek
Altın fiyatlarındaki sert düşüşe rağmen, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talebin güçlü seyretmesi piyasaların yakından izlediği başlıklardan biri.
Hansen, ETF'lere yönelik girişlerin kalıcı olup olmayacağının önemli olduğunu belirtirken, özellikle faiz hareketlerine daha az duyarlı yatırımcılardan gelen talebin altın fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olabileceğine işaret etti.
Tahvil getirilerindeki yükseliş kısa vadede altın üzerinde baskı oluştursa da yüksek faizlerin beraberinde getirdiği borçlanma maliyetleri ve finansal riskler, uzun vadede güvenli liman arayışını yeniden güçlendirebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.




