GÜNDEM

Anayasa Mahkemesi'nden bireysel başvuru kararları

Anayasa Mahkemesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan başvuruculardan birinin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, diğer başvurucuların ise bu hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Masumiyet karinesine ilişkin iddialar ise kabul edilemez bulundu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan başvurucuların başvurularını karara bağladı.

20 Kasım 2025 tarihli B.K. başvurusunda, başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmedilirken; 25 Eylül ve 20 Kasım 2025 tarihli Sümeyra Bakla ve Sinan Ulu başvurularında ise bu hakkın ihlal edilmediği kararı verildi.

B.K. başvurusunda, idari ve yargısal makamların FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat konusunda yeterli ve somut delil ortaya koyamadığı, tanık ifadelerinin olayın örgütsel bir bağdan kaynaklandığını göstermediği vurgulandı. Bu nedenle başvurucunun meslekten çıkarılmasıyla özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin OHAL koşullarında bile orantısız olduğu sonucuna varıldı.

Diğer başvurular açısından ise, Sümeyra Bakla ve Sinan Ulu'nun sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, bazı toplantıları organize ettikleri ve örgüte himmet adı altında destek sağladıkları yönündeki görgüye dayalı delillerin tutarlı ve somut olduğu tespit edildi. Mahkeme, bu tespitlerin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatın varlığına dair yeterli ve objektif deliller oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, başvurucuların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış olmalarının bu iltisak ve irtibatı otomatik olarak ortadan kaldırmadığı ifade edildi.

Anayasa Mahkemesi, söz konusu başvurucuların kamu görevlerinden çıkarılmasının OHAL koşullarında ölçülü ve orantılı olduğunu, tedbirin demokratik anayasal düzenin korunması için gerekli olduğunu kaydetti.

Mahkeme ayrıca, başvurucuların masumiyet karinesine ilişkin iddialarını da inceledi. Başvurucuların iddialarının, idari yargı kararlarının ceza yargılaması sonucuna dayandırılması nedeniyle açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varıldı ve bu kısımların kabul edilemez olduğuna karar verildi.

Anayasa Mahkemesi, B.K.'nin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, Sümeyra Bakla ve Sinan Ulu'nun haklarının ihlal edilmediğine ve masumiyet karinesine ilişkin iddiaların ise reddedilmesine hükmetti.