Arınç, Adalet Bakanı olarak göreve başlayan Akın Gürlek’in yemin töreni sırasında yaşanan protesto ve sonrasındaki olayları “meclis adına büyük bir talihsizlik” olarak değerlendirdi.
Yaklaşık bir yıl önce yürütülen bazı soruşturmalar nedeniyle Akın Gürlek’in açıkça hedef gösterildiğini hatırlatan Arınç, o dönemde de görev başındaki bir hukukçuya karşı takınılan tavrın yanlış olduğunu ifade ettiğini anımsattı. Arınç, bugün yaşanan gelişmelerin CHP’nin bu tutumundan vazgeçmediğini gösterdiğini savundu.
TBMM Genel Kurulu’nda kürsü işgali girişimi ve ardından çıkan arbede nedeniyle birçok milletvekilinin yaralandığını belirten Arınç, yaşananları üzüntüyle takip ettiğini dile getirdi. CHP’nin Adalet Bakanı’na yönelik eleştirilerini her platformda dile getirebileceğini ifade eden Arınç, ancak Cumhurbaşkanı’nın iradesiyle atanmış bir bakanın yemin etmesine fiilen engel olunmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in konuşması ve itirazlarını dile getirmesiyle sürecin tamamlanması gerektiğini belirten Arınç, en fazla protesto amacıyla Genel Kurul’un terk edilebileceğini söyledi. Buna karşın kürsü işgali girişiminin ve sonrasında yaşanan kavganın Meclis’in itibarına zarar verdiğini kaydetti.
TBMM Başkanlığı görevinde bulunmuş biri olarak Meclis’in saygınlığını her zaman ön planda tuttuğunu ifade eden Arınç, “Fiili saldırı ve kürsü işgali hiçbir zaman onaylanacak bir davranış değildir. CHP böyle bir tabloya sebep olmamalıydı” değerlendirmesinde bulundu.
Meclis’te yaşanan gerginlik ve karşılıklı suçlamaların ardından siyasi tansiyonun nasıl seyredeceği merak konusu olurken, gözler TBMM Başkanlığı’nın atacağı adımlara çevrildi.




