Anayasa Mahkemesi (AYM), 23 Eylül 2012 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında toplam 84 bin 519 hak ihlali tespit etti.
En Büyük Sorun: Yargı Sürelerinin Uzunluğu
AYM’nin istatistiklerine göre ihlallerin büyük kısmını, “makul sürede yargılanma hakkı” oluşturdu. Bu kapsamda verilen karar sayısı 56 bin 443 olarak kaydedildi. Bu veri, yargı süreçlerindeki gecikmenin sistematik bir sorun haline geldiğini gözler önüne serdi.
İkinci sırada ise 8 bin 765 kararla “adil yargılanma hakkı” yer aldı. Bu tablo, yargılamaların hem süresi hem de niteliği açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
İfade Özgürlüğü ve Toplantı Hakkı Gündemde
Veriler yalnızca yargı süreçlerini değil, temel hak ve özgürlükler alanındaki ihlalleri de ortaya koydu. Buna göre:
- İfade özgürlüğü ihlali: 4 bin 896 karar
- Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ihlali: 1.747 karar
Toplamda 6 bin 643 ihlal kararı, düşünce açıklama ve örgütlenme özgürlüğü alanındaki sorunların devam ettiğini gösterdi.
Basın Üzerindeki Baskılar Dikkat Çekiyor
İfade özgürlüğü ihlallerinin önemli bir bölümünü basın alanındaki gelişmeler oluşturdu. 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de çok sayıda gazeteci ve medya çalışanının tutuklu veya hükümlü olduğu belirtilirken, yüzlerce basın mensubu hakkında açılan soruşturmalar sürüyor. Haber içerikleri ve sosyal medya paylaşımları ise kimi zaman yargılamalara konu oluyor.
İhlallerin Devlete Maliyeti: 445,5 Milyon TL
Hak ihlallerinin yalnızca hukuki değil ekonomik sonuçları da dikkat çekiyor. AYM’nin 2018-2025 dönemine ilişkin verilerine göre, ihlal kararları sonucunda hükmedilen toplam tazminat tutarı 445,5 milyon TL oldu. Bu rakam, kamu bütçesine doğrudan yansıyan yükü ortaya koydu.
Diğer Dikkat Çeken İhlal Türleri
AYM verilerinde öne çıkan diğer hak ihlalleri ise şöyle sıralandı:
- Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı: 1.225
- Kötü muamele yasağı: 1.183
- Sendika hakkı: 441
- Yaşam hakkı: 329
Bireysel Başvuru Sistemi Ne Gösteriyor?
2012’de yürürlüğe giren bireysel başvuru hakkı, yurttaşların temel hak ihlallerini doğrudan AYM’ye taşımasına imkân tanıdı. Ortaya çıkan veriler ise yalnızca bireysel mağduriyetleri değil, sistematik sorunları da görünür kıldı.
Uzmanlara göre, özellikle yargı süreçlerinin hızlandırılması ve ifade özgürlüğü alanındaki uygulamaların gözden geçirilmesi, ihlal sayılarının azaltılması açısından kritik önem taşıyor.





