GÜNDEM

Bülent Arınç’tan Erkan Mumcu’ya Sert Yanıt: “Büyük Bir Yalanın İçerisindedir”

Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti kurucularından Bülent Arınç, eski bakan Erkan Mumcu’nun 2007 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin Abdullah Gül ve kendisini hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi.

Arınç, Mumcu’nun iddialarını reddederken, 2007’de yaşanan 367 tartışması ve Meclis’teki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Arınç, yaklaşık 20 yıldır Erkan Mumcu ile herhangi bir iletişiminin veya ilişkisinin bulunmadığını belirterek, normal şartlarda kendisini muhatap almak istemediğini söyledi. Ancak Mumcu’nun doğrudan kendisini ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü hedef alan açıklamalar yapması nedeniyle cevap verme gereği duyduğunu ifade etti.

Mumcu’nun AK Parti’den ayrılışını hatırlattı

Erkan Mumcu’nun 2002 seçimlerinde AK Parti’den Isparta milletvekili seçildiğini ve ardından bakanlık görevinde bulunduğunu hatırlatan Arınç, Mumcu’nun yaklaşık iki yıl sonra AK Parti’den istifa ederek Anavatan Partisi’ne geçtiğini ve bu partinin genel başkanlığına geldiğini belirtti.

Arınç, Mumcu’nun bu kararının dönemin siyasi atmosferinde AK Parti’ye karşı kullanılmak istendiğini savundu. Bazı çevrelerin, AK Parti hükümetinin başarılı icraatlarının ve Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi gücünün önüne geçmek amacıyla Anavatan Partisi'ni bir siyasi araç olarak değerlendirmek istediğini ileri sürdü.

2007’deki Cumhurbaşkanlığı sürecine ilişkin dikkat çeken anlatım

Arınç'ın açıklamasının en önemli bölümünü ise 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri oluşturdu. Abdullah Gül’ün adaylığının belirlenme sürecinde Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye değinen Arınç, Erdoğan’ın milletvekilleri, teşkilatlar ve kanaat önderleriyle çeşitli istişarelerde bulunduğunu aktardı.

Arınç, 23 Nisan’da Meclis Başkanlığı makamında Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede Cumhurbaşkanlığı adaylığının değerlendirildiğini ve görüşmenin sonunda Gül’ün adaylığı konusunda mutabakata varıldığını söyledi.

Mumcu’nun bu sürece ilişkin değerlendirmelerini “büyük bir yalan” olarak nitelendiren Arınç, Erdoğan’ın Abdullah Gül’ün adaylığını açıkladığı konuşmadaki samimiyetine bugün dahi inandığını belirtti.

367 tartışması ve 27 Nisan Bildirisi

2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan siyasi krizin merkezinde yer alan 367 tartışmasına da değinen Arınç, dönemin CHP yönetiminin yanı sıra Erkan Mumcu’nun liderliğindeki Anavatan Partisi'nin de Meclis oturumuna katılmama kararı aldığını ileri sürdü.

Arınç, Mumcu’nun partisindeki yaklaşık 20 milletvekilini bir odada tuttuğunu ve oylamaya katılmamaları yönünde karar aldığını iddia etti. Buna karşın bazı milletvekillerinin parti kararına rağmen Meclis Genel Kurulu'na girerek oy kullanma yönünde tutum sergilediğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda gerekli 367 sayısına ulaşılamamasının ardından Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla seçim sürecinin sonuçsuz kaldığını hatırlatan Arınç, yaşanan siyasi krizin ardından genel seçimlerin öne alındığını belirtti.

“Cumhurbaşkanını halkın seçmesi kararını pekiştirdik”

Arınç, 2007 krizinin ardından yapılan siyasi düzenlemelerin Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sürecini hızlandırdığını belirterek, yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin siyasi sisteminde önemli bir dönüm noktası olduğunu savundu.

Açıklamasında Erkan Mumcu’nun iddialarını kesin bir dille reddeden Arınç, Abdullah Gül ve kendisinin 2007 yılında Erdoğan’a karşı FETÖ ile iş birliği yaptığı yönündeki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Arınç ayrıca, AK Parti ile Anavatan Partisi arasındaki siyasi ayrışmanın ve 2007 Cumhurbaşkanlığı krizinin dönemin koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tartışmanın yeniden gündeme gelmesine neden olan Mumcu’nun açıklamalarına sert bir karşılık vermiş oldu.