Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun oluşturacağı yeni Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) görev almayacağını açıklayan Altay, sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Gazeteci Murat Yetkin'in YetkinReport'ta yayımlanan yazısına konuşan Altay, polis müdahalesi sonrasında yeni yönetimde görev almama kararının gerekçelerini anlattı. Kılıçdaroğlu ile yapılan toplantıda polis müdahalesi konusunun gündeme gelmediğini belirten Altay, "Bu konu açılsaydı karşı çıkardım" ifadelerini kullandı.
"Partinin içine atılmış pimi çekilmiş bir bomba"
Mutlak butlan kararının CHP üzerinde ağır bir etki yarattığını savunan Altay, yaşanan süreci "partinin içine atılmış pimi çekilmiş bir bomba" olarak nitelendirdi. Polis ablukasının başladığı anda Gürsel Erol ve Ali Öztunç ile birlikte partiye emniyet güçleri aracılığıyla girilmesinin doğru olmayacağını dile getirdiklerini aktaran Altay, söz konusu isimlerin de MYK'da görev almama kararını Kılıçdaroğlu'na bildirdiğini söyledi.
Altay ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararından önce yayımladığı video mesajını desteklemediğini belirterek, bazı milletvekillerinin de benzer bir tutum sergilediğini ifade etti.
"Tepki beklenenden çok daha büyük"
Kılıçdaroğlu'na yönelik kamuoyu tepkisinin tahmin edilenden daha güçlü olduğunu vurgulayan Altay, parti içinde uzlaşının kaçınılmaz hale geldiğini savundu.
Yaşananları bir trafik kazasına benzeten Altay, CHP'nin ciddi zarar gördüğünü belirterek, "Aracın pert olmamasını sağlamalı ve hasarı onarmalıyız" değerlendirmesinde bulundu. Bu noktada hem Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
"Şimdi CHP'li olma zamanı"
Partide yaşanan krizin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki boyutları bulunduğunu söyleyen Altay, buna rağmen önceliğin parti bütünlüğünü korumak olduğunu dile getirdi. CHP içerisinde oluşabilecek ayrışmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Altay, tüm partililerin bölünme girişimlerine karşı ortak hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan tartışmalar sürerken, parti yönetiminin nasıl şekilleneceği ve taraflar arasında bir uzlaşma zemini oluşup oluşmayacağı önümüzdeki günlerde siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.