Yıldırım, şekerli gıdaların ardından diş fırçalamak için en az 30-60 dakika beklenmesi gerektiğini vurguladı.

Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, şekerli ve asitli gıdaların diş sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Yapışkan şekerlemeler, karamel, lokum ve kuru meyveler gibi gıdaların diş yüzeyine tutunarak uzun süre temizlenemediğini belirten Yıldırım, bu durumun ağızdaki bakterilerin şekeri fermente etmesine ve çürük oluşumunu başlatan asitlerin ortaya çıkmasına neden olduğunu söyledi.

Diş minesinin büyük bölümünün kalsiyum ve fosfat minerallerinden oluştuğunu ifade eden Yıldırım, ağız ortamındaki pH'ın 5,5'in altına düşmesiyle birlikte diş minesindeki minerallerin çözünmeye başladığını belirtti. Bu sürecin 'demineralizasyon' olarak adlandırıldığını kaydeden Yıldırım, başlangıçta beyaz lekelerle kendini gösteren bu hasarın ilerlemesi halinde kalıcı diş çürüklerine dönüştüğünü dile getirdi.

Havuzu olan dikkat! Havuz keyfi faciaya dönüşmesin!
Havuzu olan dikkat! Havuz keyfi faciaya dönüşmesin!
İçeriği Görüntüle

ŞEKERİN MİKTARINDAN ÇOK TÜKETİM SIKLIĞI ÖNEMLİ

Diş çürüğü açısından en önemli risk faktörünün gün içinde sık sık şeker tüketmek olduğuna dikkat çeken Öğretim Üyesi Dr. Rabia Yıldırım, aynı miktardaki şekerin tek seferde tüketilmesi ile gün boyu küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi arasında önemli fark bulunduğunu söyledi.

Sık şeker tüketiminde ağız pH'ının sürekli düşük kaldığını ve tükürüğün diş minesini onarması için yeterli zaman bulamadığını belirten Yıldırım, bu durumun çürük riskini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.

Diş minesindeki mineral kaybının erken dönemde geri döndürülebileceğini belirten Yıldırım, asit atağı sona erdiğinde tükürüğün içerdiği kalsiyum, fosfat ve florür sayesinde diş minesinin yeniden güçlenebildiğini söyledi. Ancak sık şeker tüketimi ve yetersiz ağız bakımının bu doğal onarım mekanizmasını engellediğini, bunun sonucunda geri dönüşü olmayan çürüklerin oluştuğunu kaydetti.

ASİT VE ŞEKER BİRLİKTE DAHA BÜYÜK TEHDİT OLUŞTURUYOR

Asitli ve şekerli gıdaların birlikte tüketilmesinin diş minesine iki yönlü zarar verdiğini vurgulayan Yıldırım, asidin mineyi doğrudan zayıflattığını, şekerin ise bakteriler tarafından parçalanarak ilave asit oluşumuna neden olduğunu söyledi.

Kola, gazoz, enerji içecekleri, aromalı soğuk çaylar ve şekerli meyve sularının çürük riskini artıran içecekler arasında yer aldığını belirten Yıldırım, diyet veya şekersiz olarak satılan gazlı içeceklerin de asit içerikleri nedeniyle diş minesine zarar verebildiğine dikkat çekti.

Şekerli veya asitli yiyecek ve içeceklerin tüketilmesinin ardından dişlerin hemen fırçalanmaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, bu dönemde diş minesinin geçici olarak zayıfladığını ve fırçalamanın mine kaybını artırabileceğini söyledi. Yıldırım, en doğru yaklaşımın ağzı suyla çalkalamak, şekersiz sakız çiğneyerek tükürük akışını artırmak ve dişleri fırçalamadan önce yaklaşık 30 ila 60 dakika beklemek olduğunu belirtti. Tatlı olmayan her gıdanın diş dostu olmadığını da hatırlatan Yıldırım, cips, kraker, bisküvi, beyaz ekmek ve lavaş gibi nişasta bakımından zengin gıdaların da ağızda şekere dönüşerek çürük riskini artırabildiğini sözlerine ekledi.