GÜNDEM

İki Polisin Öldürüldüğü Ceylanpınar Cinayetinde Yeni Soruşturma Hamlesi

2015 yılında Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis memurunun öldürülmesiyle ilgili soruşturmada 11 yıl sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

İddialara göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bir örgüt mensubunun verdiği ifade üzerine dosyanın bir örneğini Şanlıurfa'dan talep etti.

Kısa Dalga yazarı Ayşe Yıldırım'ın aktardığı bilgilere göre, 22 Temmuz 2015 tarihinde polis memurları Feyyaz Yumuşak ile Okan Uçar'ın evlerinde öldürülmesine ilişkin dosya yeniden gündeme geldi. Yazıda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında alınan ifade doğrultusunda yeni incelemeler başlattığı belirtildi.

İtirafçı ifadesi dosyayı yeniden hareketlendirdi

Haberde yer alan bilgilere göre, savcılık bir örgüt mensubunun verdiği ifadede cinayetlerin talimatını verdiği ve planlamasını yaptığı öne sürülen bir kişinin isminin geçtiğini değerlendiriyor. Bu kapsamda, Ceylanpınar dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere Şanlıurfa'dan istendiği ifade edildi.

Söz konusu gelişmenin, yıllardır kamuoyunda tartışılan dosyada yeni bir soruşturma sürecinin başlayabileceği yönünde değerlendirmelere neden olduğu belirtiliyor.

Soruşturma süreci yıllardır tartışma konusu

Ayşe Yıldırım, yazısında cinayetlerin ardından yürütülen soruşturma ve yargılama sürecine ilişkin çeşitli tartışmaları da hatırlattı. Buna göre, olayla bağlantılı olarak tutuklanan sanıkların uzun süre cezaevinde kaldığı, HTS kayıtlarının imha edildiği, bazı ihbarların yeterince araştırılmadığı ve önemli olduğu öne sürülen delillerin değerlendirilmediği yönünde iddialar gündeme gelmişti.

Yazıda ayrıca davada görev alan bazı hâkim, savcı ve emniyet görevlilerinin ilerleyen yıllarda FETÖ soruşturmaları kapsamında işlem gördüğü de anımsatıldı.

Sanıklar beraat etmişti

Ceylanpınar davasında yargılanan sanıklar 2018 yılında beraat etmişti. Ancak olayın faillerine ilişkin soruşturmanın kesin olarak sonuçlanmadığı ve dosyanın yaklaşık yedi yıldır Yargıtay sürecinde bulunduğu ifade ediliyor.

Ayşe Yıldırım, yazısının sonunda dosyanın yeniden gündeme gelmesini değerlendirerek, "Bir çözüm sürecinin bitirilmesine neden olan bu olay 11 yıl sonra yeni bir çözüm sürecinde yine gündemde. Bu kez gerçekten aydınlatılmak için mi, yoksa başka bir gelişmeye gerekçe oluşturmak için mi?" sorusunu yöneltti.

Dosyaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı veya diğer resmi makamlardan yeni soruşturmanın kapsamına dair henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.