Trump, operasyonların “başarıyla ilerlediğini” savunurken İran’dan doğrudan müzakere talebi geldiğini ve bu çağrıyı kabul ettiğini duyurdu.

Operasyonlar Sürüyor, Bölgedeki Gerilim Tırmanıyor

İsrail’in ABD destekli saldırılarının devam ettiği süreçte, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesinin ardından Tahran yönetimi karşı hamle başlattı. İran güçlerinin Orta Doğu’daki ABD üslerini hedef aldığı yönünde bilgiler paylaşılırken, bölgedeki askeri hareketlilik dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Trump, Fox News’a verdiği röportajda operasyonlar kapsamında İran’ın komuta kademesinden 48 üst düzey ismin öldürüldüğünü öne sürdü. İran’ın nükleer programına ilişkin de çarpıcı bir iddiada bulunan Trump, “Eğer hedef almamış olsaydık iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı” ifadelerini kullandı.

Operasyonu “inanılmaz bir başarı” olarak nitelendiren Trump, “Her şey iyi gidiyor” değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nda olası bir kriz ihtimaline yönelik soruya ise kaygı duymadığını belirtti.

Dışişleri'nden 'Hocalı' mesajı
Dışişleri'nden 'Hocalı' mesajı
İçeriği Görüntüle

“İran Diyalog İstiyor”

Trump, The Atlantic’e yaptığı açıklamada İranlı yetkililerden doğrudan müzakere çağrısı aldıklarını belirterek bu talebi kabul ettiğini söyledi. İran’ın daha önce anlaşma yapma fırsatını kaçırdığını savunan Trump, “Bir anlaşma yapabilirlerdi. Bunu daha önce yapmaları gerekirdi. Çok uzun süre beklediler” dedi.

Bu açıklamalar, askeri operasyonların gölgesinde diplomatik bir kapının aralanabileceği yorumlarına yol açtı.

İran’dan Temkinli Mesaj

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise yaptığı açıklamada, ülkede istikrarın yeniden sağlanmasına katkı sunacak ciddi girişimlere açık olduklarını ifade etti. Erakçi, askeri birliklere hedef seçiminde dikkatli olunması talimatı verildiğini belirtirken, bazı askeri unsurların mevcut koşullarda daha bağımsız hareket edebildiğini söyledi.

Tahran yönetiminin mesajları, tamamen kapalı bir tutum yerine kontrollü bir diplomasi arayışına işaret ediyor.

Bölgesel ve Küresel Etkiler

Uzmanlar, askeri operasyonların seyrinin ve olası müzakerelerin Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileyeceğini değerlendiriyor. Özellikle enerji nakil hatları ve küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek gelişmelerin dünya ekonomisi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Karşılıklı sert açıklamalara rağmen diplomasi ihtimalinin gündeme gelmesi, krizin seyrini belirleyecek en önemli başlık olarak öne çıkıyor. Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, gözler Washington ve Tahran arasında kurulabilecek olası temaslara çevrildi.