GÜNDEM

Silivri’den Sert Mesajlar: “CHP’ye Yargı Yoluyla Müdahale Ediliyor”

İmamoğlu, hakkında açılan davalarla CHP’ye yönelik yargı girişimlerinin birbirinden bağımsız olmadığını savunarak, bunların aynı siyasi planın parçaları olduğunu öne sürdü.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, İlke TV’ye verdiği kapsamlı röportajda hem kendisine yönelik yargı süreçlerini hem de CHP’de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’de yargı, medya ve siyaset ekseninde geniş çaplı bir operasyon yürütüldüğünü iddia eden İmamoğlu, söz konusu sürecin yalnızca şahsını değil, demokratik düzeni de hedef aldığını ileri sürdü. Cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenmeye çalışıldığını söyleyen İmamoğlu, yaşananların siyasi rekabetin ötesinde bir anlam taşıdığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu ve parti içi tartışmalar

CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, parti içindeki tartışmaların iktidarın siyasi hedeflerine hizmet ettiğini savundu. CHP’nin ekonomik kriz, işsizlik ve hayat pahalılığı gibi toplumun öncelikli sorunlarına odaklanmasının engellenmek istendiğini öne süren İmamoğlu, gündemin bilinçli şekilde farklı alanlara çekildiğini söyledi.

Son dönemde sıkça tartışılan “devlet aklı” kavramına da değinen İmamoğlu, bu ifadenin siyasi müdahaleleri meşrulaştırmak amacıyla kullanıldığını iddia etti. Devlet yönetiminin temel referansının millet iradesi olması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, demokrasi ve hukuk ilkelerinden uzaklaşıldığında “devlet aklı” söyleminin anlamını kaybettiğini belirtti.

“CHP dondurulmuştur”

TBMM’de yaşanan gelişmeler ve CHP’deki son tartışmaları değerlendiren İmamoğlu, yaşananların sıradan bir parti içi çekişme olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. CHP delegelerinin ortaya koyduğu iradenin dış müdahalelerle etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını öne süren İmamoğlu, partiye yönelik süreci “siyasi operasyon” olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, CHP’nin kurumsal yapısının ve karar alma mekanizmalarının baskı altında tutulduğunu savunarak, “CHP dondurulmuştur” ifadesini kullandı. Bu sürecin yalnızca partiyi değil, Türkiye’deki çok partili siyasi yaşamı da etkilediğini ileri sürdü.

“Kurultay engellenirse her türlü mücadeleye hazırız”

Kurultay tartışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan İmamoğlu, önceliklerinin olağanüstü kurultayın gerçekleştirilmesi olduğunu belirtti. Çok sayıda delegenin kurultay için imza verdiğini ifade eden İmamoğlu, parti tabanının iradesinin sandıkta yeniden ortaya çıkacağına inandığını söyledi.

Kurultayın engellenmesi halinde farklı siyasi seçeneklerin de gündeme gelebileceğinin sinyalini veren İmamoğlu, CHP’lilerin demokratik mücadeleyi sürdürmeye hazır olduğunu dile getirdi. İmamoğlu, yaşanan süreci “19 Mart’ta başladığını öne sürdüğü siyasi müdahalenin ikinci aşaması” olarak tanımladı.

Kürt meselesi ve demokratikleşme vurgusu

Röportajında Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İmamoğlu, sorunun yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınmasının çözüm getirmeyeceğini savundu. Demokratikleşme, haklar ve özgürlükler temelinde yeni bir yaklaşım gerektiğini belirten İmamoğlu, mevcut sürecin toplumsal katılımdan uzak yürütüldüğünü ileri sürdü.

“Terörsüz Türkiye” söyleminin demokratikleşme boyutuyla genişletilmesi gerektiğini ifade eden İmamoğlu, iktidarın süreci daha dar bir çerçevede yürütme eğiliminde olduğunu iddia etti. Bölgesel gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, kalıcı çözümün ancak hukuk devleti ve demokrasi standartlarının güçlendirilmesiyle mümkün olacağını savundu.

İmamoğlu, açıklamalarının sonunda Türkiye’de yalnızca bir siyasi partinin değil, demokrasi ve Cumhuriyet değerlerinin de önemli bir sınavdan geçtiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerini demokratik süreçlere sahip çıkmaya çağırdı.