Platformlara “yaş doğrulama” zorunluluğu
Yeni düzenlemeye göre sosyal medya platformları, kullanıcıların yaşını doğrulayan sistemler kurmakla yükümlü olacak. Bu kapsamda 15 yaş altındaki çocukların hesap açması ve içeriklere erişimi sınırlandırılacak.
Özellikle YouTube Türkiye’nin, düzenleme sonrası 15 yaş altına ait hesapların kapatılabileceğine yönelik açıklaması, uygulamanın nasıl işleyeceğine dair ilk sinyallerden biri olarak değerlendiriliyor.
15 yaş üstü kullanıcılar için ise yaşa uygun içerik filtreleri ve ayrıştırılmış hizmetlerin devreye alınması planlanıyor.
Bakanlık: “Amaç çocukları korumak”
Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemenin temel amacının çocukları zararlı içeriklerden korumak olduğunu vurguladı. Bakanlık, özellikle dijital bağımlılık, siber zorbalık ve uygunsuz içeriklere erişimin önüne geçilmesini hedefliyor.
Uzmanlar: “Yasak değil, koruma”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan akademisyenler, düzenlemenin tamamen yasaklayıcı bir çerçevede görülmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre ergenlik döneminde bireylerin karar verme ve risk değerlendirme becerleri henüz tam gelişmediği için yaş sınırı uygulamaları bilimsel verilere dayanıyor. Bu nedenle düzenleme, çocukların gelişimini destekleyen bir koruma mekanizması olarak yorumlanıyor.
Tartışma büyüyor: Özgürlük mü denetim mi?
Düzenleme, siber haklar açısından da tartışma yaratmış durumda. Akademisyen Yaman Akdeniz, yaş doğrulama sistemlerinin e-Devlet üzerinden yapılmasının planlandığını belirterek, bunun kullanıcı kimlikleriyle sosyal medya hesaplarının eşleştirilmesi riskini doğurabileceğine dikkat çekti.
Bu durumun zamanla daha geniş çaplı bir denetim mekanizmasına dönüşebileceği yönünde endişeler dile getiriliyor.
Dünya genelinde benzer adımlar
Türkiye, bu alanda adım atan tek ülke değil. Avustralya 2025 yılında 16 yaş altı kullanıcıların birçok sosyal medya platformuna erişimini yasaklayan ilk ülke olurken, Avrupa Parlamentosu da benzer yönde önerilerde bulundu.
Malezya düzenlemeyi gündemine alırken, Birleşik Krallık’ta ise tartışmalar sürüyor.
Uygulamada kritik soru: Ne kadar etkili olacak?
Daha önce hayata geçirilen örnekler, bu tür yasakların uygulanmasında çeşitli zorluklar yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle Avustralya’da yapılan araştırmalar, yasağa rağmen çocukların önemli bir bölümünün sosyal medya kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Uzmanlara göre sorun yalnızca teknik altyapı değil; platformların mevcut güvenlik araçlarını yeterince etkin kullanmaması ve denetim mekanizmalarının zayıf kalması da önemli etkenler arasında yer alıyor.
Türkiye’de yürürlüğe girecek yeni sistemin ne ölçüde etkili olacağı ise uygulama sürecinde ortaya çıkacak. Düzenlemenin, hem çocukların güvenliği hem de dijital özgürlükler açısından nasıl bir denge kuracağı yakından izlenecek.