BARAJLAR TAM TAKIR… TEK ŞUÇLU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ?

1 Mayıs 2021 Cumartesi 17:38

Herkesin yanlış bildiği bir konu var. Memleketimiz su zengini bir ülke değil. Yarı kurak bir yerde yaşıyoruz ve zaman geçtikçe suyumuz azalıyor. Yıllar itibari ile zaman zaman kuraklık yaşıyoruz ve biz de suyumuzu bilinçsizce tüketiyoruz. Suyumuzun büyük bir bölümünü %74 ünü tarımda kullanıyoruz. Gediz havzasındaki Tarımsal sulamanın büyük bir kısmı “salma sulama” şeklinde yapılıyor. Bu şekilde de suyun çoğu boşa gidiyor. Suyun büyük bir kısmı buharlaşıyor ve bir kısmı da fazladan toprağa nüfus ediyor. Gereksiz ve fazla sulamadan da yabancı ot artıyor. Ayrıca aşırı nemlenmeden dolayı bitkisel hastalıklarda artışa neden oluyor (mildiyo ve fungal hastalıklar gibi).

Herkesin yanlış bildiği bir konu var. Memleketimiz su zengini bir ülke değil. Yarı kurak bir yerde yaşıyoruz ve zaman geçtikçe suyumuz azalıyor. Yıllar itibari ile zaman zaman kuraklık yaşıyoruz ve biz de suyumuzu bilinçsizce tüketiyoruz. Suyumuzun büyük bir bölümünü %74 ünü tarımda kullanıyoruz. Gediz havzasındaki Tarımsal sulamanın büyük bir kısmı “salma sulama” şeklinde yapılıyor. Bu şekilde de suyun çoğu boşa gidiyor. Suyun büyük bir kısmı buharlaşıyor ve bir kısmı da fazladan toprağa nüfus ediyor. Gereksiz ve fazla sulamadan da yabancı ot artıyor. Ayrıca aşırı nemlenmeden dolayı bitkisel hastalıklarda artışa neden oluyor (mildiyo ve fungal hastalıklar gibi).

Son zamanlarda köyden kente göç olduğuna şahit oluyoruz. Kent nüfusu planlananın ve öngörülenin üzerinde hızla artıyor. Bu durum kentlerin çarpık yapılaşmasının artırıyor. Ayrıca kentteki insanlar kırsala göre suyu ve enerjiyi daha fazla harcıyor. Yeni kentli yaşam tarzına adaptasyonla bireylerin su kullanımı artıyor. Diğer bir ifade ile sadece kentlerin nüfusu artmıyor, kentli insanın bireysel su kullanımı arttığı için daha fazla oranda su tüketimi gerçekleşiyor. Burada yapmamız gereken su talebini azalmak gerekiyor. Bunun da yolu su tasarrufundan geçiyor.

Manisa’nın bir dezavantajı var. İzmir gibi bir mega kente komşu olması. Öyle ki iki kent nerede ise birleşmiş durumda. İzmir’in su ihtiyacının bir bölümü Manisa’nın topraklarından karşılanıyor. Çok uzun mesafelerden su transferinde kaçak yolu ile kayıplarda fazlalaşıyor.

Hızlı nüfus artışı ve plansız kentleşme su havzalarını olumsuz etkiliyor. Suyun kirlenmesi temiz suya erişimi tehdit ediyor.

Kuraklığın baraj seviyeleri üzerinden tartışılması problemi basitleştiriyor .Boru hatlarındaki kayıp-kaçak oranı çok fazla. Nerede ise bazı yerlerde % 45 i geçiyor. Bunun normali %10-20 arasındadır.

Yağmur hasadı uygulamasına geçmemiz gerekiyor. Tarihe baktığımızda eski devir toplu yerleşim yerlerinde yağmur suyunun biriktirildiğini ve kullanma suyu olarak kullanıldığını görürüz.

Şehirler kalabalıklaşıyor. Kentlerde yeşil alan azalıyor. Yağıştan sonra fazla suyun deşarjında sıkıntılar görülüyor. Normal yolla uzaklaşamayan su, yolları kanallara çeviriyor ve kent selleri oluşuyor .Bu seller can ve mal kayıplarına neden oluyor.

Günümüz kentlerinde yapılaşmada yağmur suyu biriktirme yada belli bir kanala yöneltme şeklinde yapılacak değişikliklerle elde edeceğimiz suyu park ve bahçelerde kullanabiliriz. Bu sayede, yağışlardan sonra oluşacak taşkın ve selleri önlediğimiz gibi park ve bahçelerin ihtiyacı olan suyu da elde etmiş oluruz.

YAĞMUR BOMBASI ÇÖZÜM MÜ?

Yağmur bombası olarak adlandırılan sistem, bulut içerisindeki su damlacıklarını yoğunlaştırarak yağışa geçmesini sağlayan sistemdir. Bunun için bazı şartların olgunlaşması gerekiyor. İlk önce yanlış bilinen bir konuyu açıklığa kavuşturmak gerekir. Yağmur bombası sıfırdan bir bulut oluşturmuyor. Bunun için bulutun mevcudiyeti şart. Bulut içerisinin iyi analiz edilerek yağışa geçebilir su miktarının da olması gerekiyor.

“Yağış artırıcı sistem” olarak adlandırılan yağmur bombasının uygulanabilmesi için atmosferik şartların ve bulut içerisindeki yoğunlaştırılabilecek su damlacığı miktarının iyi ölçülmesi ve analiz edilmesi gerekir. Yapılan araştırmalar ve tecrübeler yağışa geçen miktarın yaklaşık %15 ile % 30 arasında bir artış sağladığını gösteriyor.

Sonuç olarak yağmur bombası da istediğimiz suyu tam olarak karşılamıyor. Çözüm akılcı ve sürdürülebilir bir su yönetiminden geçiyor.


YAZARIN DİĞER YAZILARI